Celebrity culture: Şöhret kültürü

Şöhret kültürü(Celebrity Culture), özellikle 80’li ve 90’lı yıllarda her yerde yaşanan bir medya patlaması ile hayatımızda yer etmeye devam etmiş, yan dairedeki tadilat gibi rahatsız edici ve es geçilemeyen/ yokmuş gibi hissedemediğimiz bir konuma ulaşmıştır. Geçen gün Brad Pitt ve Angelina Jolie’nin bebeklerinin ilk fotoğrafı için 10 milyon doları aşkın bir meblayı bir “magazin” dergisinden talep ettiklerini duydum. Parayı hayır kurumuna bağışlayacaklarmış, hayırlı olsun. Şaşkınlar onlar mı biz miyiz belli değil ama iki milyar kişinin su ve elektrik ihtiyacının karşılanamadığı patlak nüsuflu dünyamızda, patlamış magazin medya ürünleri patlamış mısır gibi satıyor.
Tamamını Oku »

Burun Estetiği

Burun estetiği ( Rinoplasti ) ameliyatı;  burunun fonksiyonlarını bozmadan veya bozuk olan fonksiyonlarını düzelterek, yeniden şekillendirilmesi ameliyatıdır. Burun estetiği yaparken dikkat edilmesi gereken noktalar ; burunun kemik, kıkırdak ve deri yapısının özellikleri, yüz ile burun arasındaki yatay ve dikey düzlemde olması gereken oranlar, burunun dudak ve alın ile yaptığı açılar, burun ucunun yüksekliği ve burun ucunun çene ucuna göre pozisyonu gibi parametrelerdir.

Burun estetiği ( Rinoplasti )  ameliyatında burunun şekli düzeltildiği gibi; iç yapısında olabilecek kıkırdak ve kemik eğrilikleri ( deviasyon ), ya da halk arasında ‘burun eti’ olarak  bilinen konka hipertrofisine bağlı nefes alma problemleri de çözülebilmektedir. Bu nedenle eğer gerekiyorsa her iki ameliyat aynı seansta yapılmalıdır. Ancak dikkat edilmesi gereken bir husus da nefes alma problemi olan her hastanın estetik burun ameliyatına ihtiyacı olmadığıdır ve yanlış  yönlendirilerek  boş yere rinoplasti olmamalıdırlar.

Burun estetiği ( Rinoplasti ); estetik plastik cerrahinin en özellikli ameliyatıdır. Çünkü burun yüzün tam ortasında bulunan ve nefes alma fonksiyonu yapan bir organdır. Bu nedenle burun estetiğinde elde edilecek sonuç, diğer estetik cerrahi ameliyatlarından farklı olarak, cerrahın bilgi, beceri ve tecrübesiyle daha fazla ilgilidir.

Burun estetiği ( Rinoplasti ) ameliyatı her zaman kemik ve kıkırdak yapıların çıkartılarak burun boyutlarının küçültülmesi demek değildir. Ameliyat sırasında burun küçültülebileceği gibi, bazen de kıkırdak veya kemik ilaveleri ile burunu büyütmek ya da uzatmak gerekebilir. Yapılması gereken  işlemler, ameliyattan önce hastayı ayrıntılı bir şekilde muayene ederek belirlenmeli ve hastaya açıklanmalıdır. Bana göre en güzel sonuç; hastanın yüzünün diğer bölümleri ile orantılı, asimetri olmayan ve başkaları tarafından estetik olduğu anlaşılmayan, doğal görünümlü burunlardır

Estetik burun ameliyatı ( Rinoplasti ) burun gelişimi tamamlandıktan sonra yapılabilir. Bu sınır genellikle her iki cins için de 17-18 yaşlarıdır. Ameliyat genel anestezi ya da lokal anestezi ile yapılabilmekle beraber, hem cerrahın hem de hastanın konforunun en üst düzeyde sağlanması açısından, kliniğimizde genel anestezi ile yapılmaktadır.

Estetik burun ameliyatı ( Rinoplasti ) Açık ve kapalı olmak üzere temelde iki farklı teknik ile yapılmaktadır. Kapalı teknikte kesiler burun içinden yapılır, açık teknikte ise burun içinden yapılan kesilere ek olarak burunun kolumellasında (orta desteğinin dıştan görünen bölümü) yaklaşık 2 milimetre uzunluğunda çok küçük bir kesi yapılmaktadır. Eğer burun kanatlarının daraltılması gerekiyor ise; burun kanatlarının tabanındaki kıvrımda kalacak şekilde yaklaşık 5-6 milimetrelik ek kesiler de yapılabilir. Ameliyat ortalama olarak 2 saat kadar sürecektir. Estetik burun ameliyatından sonra hastalar genellikle ağrı duymadıklarını ifade etmektedirler.

Değişik bilimsel istatistiklere göre, estetik burun ameliyatları sonrasında burunun genel şekli iyi olsa da, yaklaşık    %10-20 oranında ufak tefek istenmeyen şekil bozuklukları ile karşılaşılabilir. Böyle bir durum söz konusu olduğunda doktorunuzla ilişkinizi kesmeyiniz, tavsiyelerine uyunuz. Çünkü ameliyat sırasında burnunuzun içinde ne yapıldığını en iyi, sizi ameliyat eden doktor bilebilir. Bu şekildeki küçük şekil bozukluklarının büyük çoğunluğu size fazla sıkıntı yaratmadan küçük bir müdahale ile düzeltilebilmektedir. Ancak bu revizyon müdahalesinin yapılabilmesi için en az 6 ay beklemek en doğru hareket olacaktır.

www.estetiks.net

BÜTÜN DUYULARINIZLA SEVİŞİN

Duyularımız, dışardan gelen uyarıları beyinde bulunan limbik sisteme ulaştırır. Bu uyarılar da lokal hormonların yardımıyla vücutta değişik etkiler yaratır. Örneğin, sevgilinize dokunduğunuz veya onu öptüğünüz an, bu hormonlar harekete geçerek içinizde cinsel istek uyandırır. Bütün bunlar kontrolünüz dışında gelişir. Eğer sevişme sırasında tüm duyularınızı harekete geçirirseniz, aldığınız zevk daha da artar.

Görerek sevişin
Eşlerin karşılıklı vücutlarını incelemeleri oldukça erotik bir oyundur. Özellikle erkekler en çok görme duyularıyla uyarılırlar. Bu nedenle partnerinizin sizi izlemesine izin verin. Eğer partneriniz özel iç giysilerden etkileniyorsa, kendinize değişik şeyler alabilirsiniz. Ancak bunların rahat olmalarına da özen gösterin. Kadının bazen bokser tarzı iç çamaşırı giymesi de erkeği baştan çıkarabilir. Bu nedenle arada bir ilginçlikler yapabilirsiniz. Vücudunuzu partnerinize utanmadan sergileyin. Eğer varsa, takıntılarınızı bir kenara atın. Çünkü, size değer veren partneriniz, sahip olduğunuz ufak tefek kusurları görmeyecektir bile. Cinsel birliktelik esnasında eğer partneriniz farklı pozisyonlar denemek isterse, buna karşı gelmeyin. Çünkü bu tip tepkiler erkekleri yaşadıklarına karşı soğutur. Çoğu erkek, sevişmenin patronunun kendisi olmak ister. Tabii bu, sizin tamamen pasif kalacağınız anlamına gelmiyor. Partnerini izlemek kadınların da hoşuna gider. Bazı erkekler izlenmekten rahatsız olabilir. Böyle bir durum söz konusuysa, onu övücü sözcükler söyleyerek, kendine güvenmesini sağlayabilirsiniz.

Tamamını Oku »

CİNSEL İLİŞKİ ACI VERİRSE

Eğer cinsel ilişki sırasında acı duymaktan şikayetçiyseniz, bu konuda yalnız olmadığınızı bilin. Bu tip rahatsızlıklar çok yaygın görülür, ancak dereceleri ve nedenleri çok değişkendir. Basit batmalardan çok şiddetli acılara kadar, jenital rahatsızlıklar çok geniş bir yelpaze üzerinde dağılır. Acılar hafif, dayanılır oldukları zaman kadınların büyük çoğunluğu doktora başvurmaya gerek görmüyor ve bunların normal ve geçici olduğunu düşünüyorlar. Kadınlar ancak acıların şiddeti artığı zaman doktora gidiyor. Fakat bu tip rahatsızlıklarda en ufak bir belirti bile gözardı edilmemeli. Bugün çok küçük bir sorun gibi görünen şikayetler, yarın kısırlığa bile varan ciddi problemlerin başlangıcı olabilir.

Tamamını Oku »

CİNSELLİĞİN YAŞI YOK

İlk cinsel deneyim, rutin cinsel hayat ya da menopoz… Bunlar, kişinin cinsel hayatındaki değişimlere işaret eden üç önemli aşamadır. Bazı genç kızlar cinselliği gözlerinde büyütüp, böyle bir deneyime korku ve sıkıntıyla yaklaşırken, bazıları da durumu çok doğal algılayabilir. 40′lı yaşlara gelmiş kadınlar ise artık tecrübeli sayılırlar. Fakat bazılarının cinsel hayatı belli bir rutinliğe girer. Özellikle ileri yaşa gelmiş kadınların bir kısmı cinsel hayatlarının biteceğine ya da tamamen azalacağına inanır. Ancak böyle bir önyargıdan kurtulmak gerekir. Çünkü cinselliğin her dönemde verdiği haz ve tecrübesi farklıdır. Unutmayın; cinselliği ömür bozu tat alarak yaşamak için, önyargılardan ve kötü düşüncelerden kurtulmak, temel şart sayılır.

Tamamını Oku »

BOZULMA “IN” İLERLEME “OUT”

“Dil”in güncel halini belirtmek amaçlı kullanılan “bozulma”, “kötüleşme”, “çirkinleşme”, “yozlaşma”, “hastalanma”, “katledilme”, hatta “maymun dili hâline gelme” ve daha bilumum eleştiri tasviri bize, dil ile ilgili hâlihazırda birtakım sorunların olduğunu göstermektedir. Bu sorunların bazı dilbilimciler tarafından böylesi dile getirilişinin yanı sıra, hemhal statü de başka dilbilimciler de aynı sorunlara “gelişme” “değişme”, “yenilik”, “devrim”, “zenginleşme”, “dönüşüm”, “etkileşim” gibi adlandırmalarda bulunmuşlardır. Dilbilimciler arasındaki bu görece kamplaşmasal farklılık onların,  fikirlerini oluşturma da bilgi birikimlerini olduğu kadar öznel öğelerini de öne çıkardıkları gerçeğini bizlere sunar. Dilbilimcilerin görüşleri üzerinde etkili olan bu öznel öğeler, -dolaylı da olsa- nesnel bir bilgiye ulaşmamızı oldukça güçleştirmekte olduğundan tez ve antitez konumunda yer alan görüşlerden yapacağım çıkarım (sentez) sonrasında kendi düşüncelerimi sizlere aktarmaya çalışacağım.

Tamamını Oku »

BEZİK BİLİR MİSİNİZ?

Çocukluğumda dinlerdik: “Ben güzele güzel demem, güzel benim olmayınca”. Güfte Karacaoğlan’dan, mâhur beste Sadettin Kaynak Bey’den. Terennüm eden: Safiye Ayla merhum. Bugünlerde yine mırıldanıyorum onu: “Ben yargıca bağıMSız demem, o tarafsız olmayınca”.

“Yargı bağıMSız olmalıdır”. Böyle cümlelere siyaset biliminde “totoloji” derler. Yadsınamayacak, ama “dünya hakkında bize hiçbir şey öğretmeyen” demektir. Klasik örneği: “Dün dündür, bugün bugündür”; tanıdık geldi mi?

Tamamını Oku »